Ailleurs – D’ailleurs – Par ailleurs

Ailleurs – D’ailleurs – Par ailleurs

Ailleurs : (Başka bir yerde / Başka yere)

➡️ Yer bildirir (fiziksel ya da soyut).

  • Je ne trouve pas mes clés, elles doivent être ailleurs. (Anahtarlarımı bulamıyorum, başka bir yerde olmalılar.)
  • J’ai la tête ailleurs. (Aklım başka yerde.)
  • Je préfère vivre ailleurs. (Başka bir yerde yaşamayı tercih ederim.)

D’ailleurs

➡️ Söyleneni destekler/kanıtlar. (Zaten /Üstelik)

➡️Cümle arasına ek bilgi girerken kullanılır. (Aslında)

➡️ Konu Hatırlatma (Aklıma gelmişken/Bu arada)

  • Il fait froid, d’ailleurs tout le monde porte son manteau. (Hava soğuk, zaten herkes palto giyiyor.) -> Herkesin palto giymesi, havanın soğuk olduğunun göstergesidir.
  • Ce restaurant est excellent. D’ailleurs, il est toujours plein. (Bu restoran mükemmel. Zaten/Nitekim her zaman dolu.)
  • Cette décision, d’ailleurs contestée par certains, a été adoptée hier. (Bazıları tarafından aslında itiraz edilen bu karar, dün kabul edildi.)
  • Il commence son nouveau travail demain. D’ailleurs, tu savais qu’il avait changé d’entreprise ? (Yarın yeni işine başlıyor. Sahi/Bu arada, onun şirket değiştirdiğini biliyor muydun?)

 

Par ailleurs (Öte yandan / Ayrıca / Bunun yanı sıra)

➡️ Daha resmi ve daha çok yazı dilinde kullanılır. Konunun “başka bir yönüne” dikkat çeker.

  • Ce travail est intéressant. Par ailleurs, il est bien payé. (Bu iş ilginç. Ayrıca iyi de maaş veriyor.)
  • Cette voiture est rapide. Par ailleurs, elle consomme très peu. (Bu araba hızlıdır. Öte yandan/Ayrıca, çok az yakıt tüketir.)
  • Elle est très sympa mais par ailleurs bien radine. (Çok sempatiktir ama öte yandan oldukça cimridir.)

 

Not:

  1. Passer par ailleurs (Başka bir yoldan/yerden geçmek)
  • Ne prends pas cette rue, elle est bloquée, il faut que l’on passe par ailleurs. (Bu sokağa girme, kapalı; başka bir yoldan geçmemiz gerekiyor.)

 

  1. Ailleurs comme ici (Burada olduğu gibi başka yerlerde de)
  • Ailleurs comme ici, la vie est chère. (Burada olduğu gibi başka yerlerde de hayat pahalı.)

 

  1. Nulle part ailleurs (Başka hiçbir yerde) ≠ Partout ailleurs (Başka her yerde)
  • On ne trouve ce fruit nulle part ailleurs. (Bu meyveyi başka hiçbir yerde bulamazsınız.)
  • Il pleut à Paris, mais il fait beau partout ailleurs. (Paris’te yağmur yağıyor ama başka her yerde hava güzel.)

 

  1. Voir ailleurs (Başka kapıya / Başka yere bakmak)
  • Si tu n’es pas content, va voir ailleurs ! (Eğer memnun değilsen, başka kapıya (şansını başka yerde dene.))

 

  1. D’ici et d’ailleurs (Oradan buradan / Yerli ve yabancı)
  • Le festival accueille des artistes d’ici et d’ailleurs. (Festival oradan buradan (her yerden / yerli ve yabancı) sanatçıları ağırlıyor.)

 

Ailleurs, D’ailleurs ou Par ailleurs ?

  1. Je n’aime pas ce restaurant, on va manger __________ ?
  2. Il est très intelligent. __________, il a fini premier de sa promotion.
  3. Le site web est très moderne. __________, la sécurité des données est renforcée.
  4. Elle n’est pas concentrée, elle a souvent la tête __________.
  5. Je ne veux pas acheter cette voiture. __________, je n’ai pas assez d’argent.
  6. La ville est magnifique. __________, les transports en commun sont gratuits.
  7. Ne reste pas ici, va jouer __________.
  8. L’entreprise recrute des ingénieurs. __________, elle propose des stages pour les étudiants.

 

Yazar hakkında

Lale administrator

Bir cevap yazın

error: İçerik Kopyalanamaz!