Karşılaştırma, iki unsuru (nesne, fikir veya canlı varlık) üstünlük, eşitlik ya da azlık derecelerine göre kıyaslamak için kullanılır. Karşılaştırma bir isim, fiil, sıfat veya zarf üzerinden yapılabilir.
La comparaison avec un nom :
plus de / moins de / autant de + nom + que
- Aujourd’hui, il y a plus d’embouteillages qu‘hier. (Bugün dünden daha fazla trafik sıkışıklığı var.)
- Aujourd’hui, il y a moins d’embouteillages qu‘hier. (Bugün dünden daha az trafik sıkışıklığı var.)
- Aujourd’hui, il y a autant d’embouteillages qu‘hier. (Bugün de dün kadar trafik sıkışıklığı var.)
La comparaison avec un adjectif :
plus / aussi / moins + adjectif + que
- La ville est plus belle qu‘avant. (Eskisinden daha güzel.)
- La ville est moins belle qu‘avant. (Eskisinden daha az güzel.)
- La ville aussi belle qu‘avant. (Eskisi kadar güzel.)
La comparaison avec un adverbe :
plus / aussi / moins + adverbe + que
- Paul court plus vite que Marie.
- Paul court aussi vite que Marie.
- Paul court moins vite que Marie.
La comparaison avec un verbe :
verbe + plus / autant / moins + que
- Ma voiture consomme plus que la tienne. (Benim arabam seninkinden daha çok tüketiyor.)
- Ma voiture consomme autant que la tienne. (Benim arabam seninki kadar tüketiyor.)
- Ma voiture consomme moins que la tienne. (Benim arabam seninkinden daha az tüketiyor.)
Les comparatifs irréguliers
Bon→ Meilleur (Sıfat)
Bon bir sıfattır, yani bir ismi (nesne, kişi, yiyecek) niteler. Karşılaştırma yaparken asla “plus bon” denmez.
Attention : Sıfat olduğu için nitelediği isme göre değişir (meilleur, meilleure, meilleurs, meilleures).
- Ce gâteau est meilleur que l’autre. (Bu pasta diğerinden daha iyi/lezzetli.)
- Tes notes sont meilleures que le mois dernier. (Notların geçen aydan daha iyi.)
- Ma nouvelle voiture est meilleure que l’ancienne. (Yeni arabam eskisinden daha iyi.)
(- bon):
- Ils sont moins bons que les autres. (Diğerlerinden daha az iyiler / daha kötüler.)
- Ton résultat est moins bon que le mois dernier. (Sonucun geçen aya göre daha kötü.)
Mauvais → Plus mauvais / Pire (Sıfat)
Plus mauvais, daha çok bir şeyin kalitesini başka bir şeyle kıyaslarken kullanılır. Daha nötr ve teknik bir karşılaştırmadır.
- Ce vin est plus mauvais que celui d’hier. (Bu şarap dünkünden daha kötü/kalitesiz.)
- Le temps est plus mauvais qu‘hier. (Hava dünden daha kötü.)
Pire, genellikle soyut, daha ağır ve “daha vahim” durumlar için kullanılır.
- Cette erreur est pire que la tienne. (Bu hata, seninkinden daha kötü.)
- C’est pire que prévu. (Beklenenden daha kötü.)
- Ta situation est pire que la mienne. (Senin durumun benimkinden daha beter/vahim.)
- Les notes de Pierre sont pires que les notes de Mia.
- Les notes de Pierre sont plus mauvaises que les notes de Mia.
Unutmayın: Günlük konuşma dilinde bu iki yapı birbirinin yerine çok sık kullanılır. Ancak bir durumun ciddiyetini vurgulamak isterseniz “pire” kelimesini seçmek sizi daha etkileyici kılar!
Petit → Moindre / Plus petit (Sıfat)
“Petit” kelimesinde ayrım “boyut” ve “derece” arasındadır.
Plus petit : Fiziksel boyut, ölçü ve hacim için kullanılır. (Bir oda, bir ayakkabı).
Moindre : Soyut kavramlar, önem derecesi veya değer için kullanılır. “Daha az, daha önemsiz” anlamı katar.
- Ma chambre est plus petite que la tienne. (Benim odam seninkinden daha küçük.)
-
- Ce problème est moindre que l’autre. (Bu problem, diğerinden daha az / daha küçük (önem bakımından.)
Bien → Mieux (Zarf)
- Il travaille mieux que moi. (O benden daha iyi çalışıyor.)
- Je me sens mieux aujourd’hui. (Bugün kendimi daha iyi hissediyorum.)
- Ma nouvelle voiture roule mieux que l’ancienne.
(- bien) :
- Aujourd’hui, il se sent moins bien qu‘hier. (Bugün kendini dünkünden daha az iyi / daha kötü hissediyor.)
- Cette machine fonctionne moins bien que la nouvelle. (Bu makine yenisi kadar iyi çalışmıyor.)
Mal → Plus mal
- Elle écrit plus mal que d’habitude. (Her zamankinden daha kötü yazıyor.)
- Mon ordinateur marche plus mal que le tien. (Benim bilgisayarım seninkinden daha kötü çalışıyor.)