Yıllık arşiv Ocak 16, 2026

Ailleurs – D’ailleurs – Par ailleurs

Ailleurs : (Başka bir yerde / Başka yere)

➡️ Yer bildirir (fiziksel ya da soyut).

  • Je ne trouve pas mes clés, elles doivent être ailleurs. (Anahtarlarımı bulamıyorum, başka bir yerde olmalılar.)
  • J’ai la tête ailleurs. (Aklım başka yerde.)
  • Je préfère vivre ailleurs. (Başka bir yerde yaşamayı tercih ederim.)

D’ailleurs

➡️ Söyleneni destekler/kanıtlar. (Zaten /Üstelik)

➡️Cümle arasına ek bilgi girerken kullanılır. (Aslında)

➡️ Konu Hatırlatma (Aklıma gelmişken/Bu arada)

  • Il fait froid, d’ailleurs tout le monde porte son manteau. (Hava soğuk, zaten herkes palto giyiyor.) -> Herkesin palto giymesi, havanın soğuk olduğunun göstergesidir.
  • Ce restaurant est excellent. D’ailleurs, il est toujours plein. (Bu restoran mükemmel. Zaten/Nitekim her zaman dolu.)
  • Cette décision, d’ailleurs contestée par certains, a été adoptée hier. (Bazıları tarafından aslında itiraz edilen bu karar, dün kabul edildi.)
  • Il commence son nouveau travail demain. D’ailleurs, tu savais qu’il avait changé d’entreprise ? (Yarın yeni işine başlıyor. Sahi/Bu arada, onun şirket değiştirdiğini biliyor muydun?)

 

Par ailleurs (Öte yandan / Ayrıca / Bunun yanı sıra)

➡️ Daha resmi ve daha çok yazı dilinde kullanılır. Konunun “başka bir yönüne” dikkat çeker.

  • Ce travail est intéressant. Par ailleurs, il est bien payé. (Bu iş ilginç. Ayrıca iyi de maaş veriyor.)
  • Cette voiture est rapide. Par ailleurs, elle consomme très peu. (Bu araba hızlıdır. Öte yandan/Ayrıca, çok az yakıt tüketir.)
  • Elle est très sympa mais par ailleurs bien radine. (Çok sempatiktir ama öte yandan oldukça cimridir.)

 

Not:

  1. Passer par ailleurs (Başka bir yoldan/yerden geçmek)
  • Ne prends pas cette rue, elle est bloquée, il faut que l’on passe par ailleurs. (Bu sokağa girme, kapalı; başka bir yoldan geçmemiz gerekiyor.)

 

  1. Ailleurs comme ici (Burada olduğu gibi başka yerlerde de)
  • Ailleurs comme ici, la vie est chère. (Burada olduğu gibi başka yerlerde de hayat pahalı.)

 

  1. Nulle part ailleurs (Başka hiçbir yerde) ≠ Partout ailleurs (Başka her yerde)
  • On ne trouve ce fruit nulle part ailleurs. (Bu meyveyi başka hiçbir yerde bulamazsınız.)
  • Il pleut à Paris, mais il fait beau partout ailleurs. (Paris’te yağmur yağıyor ama başka her yerde hava güzel.)

 

  1. Voir ailleurs (Başka kapıya / Başka yere bakmak)
  • Si tu n’es pas content, va voir ailleurs ! (Eğer memnun değilsen, başka kapıya (şansını başka yerde dene.))

 

  1. D’ici et d’ailleurs (Oradan buradan / Yerli ve yabancı)
  • Le festival accueille des artistes d’ici et d’ailleurs. (Festival oradan buradan (her yerden / yerli ve yabancı) sanatçıları ağırlıyor.)

 

Ailleurs, D’ailleurs ou Par ailleurs ?

  1. Je n’aime pas ce restaurant, on va manger __________ ?
  2. Il est très intelligent. __________, il a fini premier de sa promotion.
  3. Le site web est très moderne. __________, la sécurité des données est renforcée.
  4. Elle n’est pas concentrée, elle a souvent la tête __________.
  5. Je ne veux pas acheter cette voiture. __________, je n’ai pas assez d’argent.
  6. La ville est magnifique. __________, les transports en commun sont gratuits.
  7. Ne reste pas ici, va jouer __________.
  8. L’entreprise recrute des ingénieurs. __________, elle propose des stages pour les étudiants.

 

Fransızcada “Travers” Kullanımları: 4 Temel Fark

 

  1. À travers (İçinden / Genelinde /Aracılığıyla)

Bir şeyin bir ucundan girip diğerinden çıkmak veya bir bütünün her yerine yayılmak.

  • Il regarde à travers la fenêtre. (Pencereden bakıyor.)
  • La lumière passe à travers la fenêtre. (Işık pencereden (camdan geçerek) geliyor.)
  • Il raconte son histoire à travers ses chansons. (Hikâyesini şarkıları aracılığıyla anlatıyor.)
  • Ce livre nous fait découvrir le monde à travers les yeux d’un enfant. (Bu kitap, dünyayı bir çocuğun gözünden keşfetmemizi sağlıyor.)
  • On peut comprendre la société à travers ses lois. (Toplumu, yasaları aracılığıyla anlayabiliriz.)
  • Le virus s’est propagé à travers le pays. (Virüs ülkenin her yerine/ülke genelinde yayıldı.)
  • C’est une tradition qui a survécu à travers les âges. (Bu, çağlar boyunca hayatta kalmış bir gelenektir.)

 

  1. Au Travers De (Arasından – Engel Vurgusu)

Bir engeli aşma veya zorlukla bir şeyin içinden geçme durumudur.

  • La lumière passe au travers des rideaux épais. (Işık kalın perdelerin arasından [zorlukla/süzülerek] geçiyor.)
  • Il a réussi au travers de nombreuses difficultés. (Pek çok zorluğun arasından geçerek/aşarak başardı.)
  • Il s’est frayé un chemin au travers des ronces. (Dikenli çalıların arasından kendine bir yol açtı.)

 

  1. En Travers (Enlemesine / Yan / Yolu Kapatan)

Bir şeyin konumu itibariyle bir geçidi veya yolu kesmesidir.

  • Un arbre est tombé en travers de la route. (Bir ağaç yolun ortasına enlemesine/yolu kapatacak şekilde devrilmiş.)

 

  1. De travers (Eğri, yanlış, ters)

Bir şeyin olması gereken hizada olmaması veya bir durumun kötü gitmesidir.

  • Ta cravate est de travers. (Kravatın eğri duruyor.)
  • Tout va de travers aujourd’hui ! (Bugün her şey ters gidiyor!)
  • Ton cadre est accroché de travers. (Tablon eğri asılmış.)

  1. Bir fırtına sonrası yolun ortasına devrilen ve geçişi engelleyen bir ağacı tarif etmek için hangisini kullanmalısın?
  2. Arkadaşının şapkasını düzgün takmadığını ve şapkanın bir yana doğru eğik durduğunu söylemek istiyorsun. 
  3. İnternetin ‘dünyanın her yerinde’ kullanıldığını belirtmek için boşluğa ne gelmelidir?
    • L’Internet est utilisé ________ le monde.
  4. Biri size çok sert, kaba veya hoş olmayan bir şekilde baktığında Fransızcada hangi deyim kullanılır?
  5. Güneş ışınları yoğun sisin arasından sızıyor’ cümlesinde sisin bir engel olduğunu vurgulamak isterseniz hangisi olur?

 

  1. J’ai vu mon reflet ________ le miroir.
  2. Attention ! Il y a un gros rocher ________ du chemin.
  3. Rien ne va plus, tout va ________ aujourd’hui !
  4. Cette nouvelle m’est restée ________ de la gorge.
  5. Il exprime ses idées ________ ses livres.
  6. Il a mis sa chemise ________, les boutons ne sont pas alignés.
  7. Je vois ________de la vitre.

 

error: İçerik Kopyalanamaz!