Günümüz Fransızcasında yanak veya dudak öpücüğü için kullanılır. (Eskiden sarılmak anlamına da gelirdi).
- Le contrat de mariage de Zendaya et Tom Holland leur interdit d’embrasser d’autres acteurs ou actrices ? C’est une infox.
- Est-il vraiment interdit de s’embrasser sur les quais de gare en France ?
- Il ne veut pas embrasser sa copine.
Un bisous : Le bisou, günlük dilde en sık karşılaştığımız, sevgi dolu ve samimi “öpücük” anlamındaki kelimedir. Aile bireyleri, yakın arkadaşlar, çocuklar ve sevgililer arasındaki tatlı ve içten temasları anlatmak için kullanılır.
Une bises : La bise, Fransa’da insanların yanak yanağa dokunarak selamlaşma geleneklerini ifade eder.
Un baisers : Le baiser, daha edebi ve tutkulu bir öpücüğü (örneğin sinema filmlerindeki veya romanlardaki romantik öpüşmeleri) ifade etmek için kullanılan isimdir.
A retenir !
“Le baiser” kelimesini bir isim olarak kullandığınızda hiçbir sorun yoktur. Ancak bu kelimeyi fiil yapıp “baiser” şeklinde kullanırsanız, günümüz Fransızcasında tamamen argo ve cinsel bir anlama (farklı bir eylem) kayar. Bu yüzden birini öpmek fiilini kullanmak istediğinizde mutlaka “embrasser” veya “faire la bise / faire un bisou” kalıplarını seçmelisiniz.
Zou bisou bisou, zou bisou bisou Zou bisou bisou, mon Dieu qu’ils sont doux !
- Un petit bisou : Minik bir öpücük. Mesaj sonlarında sevimli ve sıcak bir dokunuş katmak için kullanılır.
- Gros bisous : Kocaman öptüm ! / Öpücükler! (En yakınlara, aileye, sevgiliye yazılan mesajlarda).
- Grosses bises : Çok selamlar, yanaklarından öpüyorum ! (Sıcak ama bir tık daha sosyal/arkadaşça mesajlarda).
- Faire la bise → yanaktan öperek selamlaşmak
- Faire un bisou→ bir öpücük vermek
- Je fais la bise à Julie.
- Je fais un bisou à ma mère.
- Fais un bisou à mamie !
- Tu me fais un bisou ?
- On s’est fait la bise pour se dire bonjour.
- Le premier baiser est toujours inoubliable.
- Vous vous connaissez déjà ?
- Ils ne se connaissent pas très bien.
- J’ai fait la connaissance de Marie hier soir à la fête.
- C’est un plaisir de faire ta connaissance !
- Nous avons fait connaissance en 2020, donc nous nous connaissons depuis 6 ans.
Attention :
Faire connaissance avec quelque chose → bir şeyi keşfetmek, tanımaya başlamak, deneyimlemek
Il a fait connaissance avec une nouvelle réalité. (Yeni bir gerçekle karşı karşıya geldi / yeni bir gerçekliği deneyimledi.)
Elle est en train de faire connaissance avec le succès. (Başarının tadını çıkarmaya / başarıyı deneyimlemeye başlıyor.)
- Ne pas dire « bonjour » en entrant dans un magasin est considéré comme impoli en France.
- Mettre les pieds sur la table est une insulte pour l’hôte.
- Au travail, je vouvoie mon directeur, mais je tutoie mes collègues.
- On se tutoie ? / – Oui, bien sûr !
- En France, le nombre de bises varie d’une région à l’autre : deux à Paris, trois dans le Sud !
- Répondre au remerciement (Rica ederim / Bir şey değil)
- Répondre à l’excuse (Sorun değil / Önemli değil)
- Autoriser quelqu’un (Tabii ki / Buyrun)
- Atténuer l’impératif (Lütfen / Buyrun)
- Laisser passer une personne (Buyrun, siz önden)
- Réveillonner : Kutlama yemeği yemek (24 & 31 Aralık akşamları).
- Le réveillon de Noel : Noel arifesi
- Joyeux Noël ! / Joyeuses fêtes !
- Bonne année ! / Tous mes vœux !
- Bonne fête !
- Bon anniversaire ! / Joyeux anniversaire !
- Toutes mes félicitations ! (Tebrikler!)
- Tous mes vœux de bonheur ! (Mutluluklar dilerim!)
- Je vous souhaite beaucoup de bonheur !
- Toutes mes félicitations aux heureux parents !
- Mes condoléances !
- Mes sincères condoléances !
- Je suis vraiment désolé/navré.
- Je pense très fort à toi.
- Je suis de tout cœur avec toi.
- Bonne chance !
- Félicitations ! / Bravo ! / Chapeau !
- Bon courage ! (Kolay gelsin)
- À tes souhaits ! / À vos souhaits !
- Tchin-tchin ! / À la tienne ! / À la vôtre ! / À ton succès !
Exercices :