Bağlaçlar 1

Bağlaçlar 1

1. Avant que: Öncelik bildirir. Bu bağlaçla birlikte subjonctif kullanılır.

  • Rentre chez toi avant qu‘il commence à pleuvoir. (Yağmaya başlamadan önce eve git.)
  • Avant queje n’aille chez moi, je dois acheter du pain. (Eve gitmeden önce biraz ekmek almalıyım.)

Note: ‘Avant de’ ile birlikte kullanıldığında fiil, mastar yapıdadır.

  • Il faut penser avant de parler. (Konuşmadan önce düşünmek zorundasın.)
  • Elle révise le cours avant avant de faire le test. (Testi çözmeden önce dersi gözden geçirir.)

 

2. En attendant que : Öncelik bildirir. Bu bağlaçla birlikte subjonctif kullanılır. -e kadar

  • En attendant que le repas soit prêt, nous discutons dans le salon. (Yemek hazır olana kadar, biz oturma odasında konuşacağız.)

 

3. Jusqu’à ce que: Öncelik bildirir. Bu bağlaçla birlikte subjonctif kullanılır. -e kadar

  • Jusqu’à ce que le soleil se couche, nous profiterons de la plage. (Güneş batana kadar, plajın tadını çıkaracağız.)
  • Jusqu’à ce que les résultats soient annoncés, l’anxiété ne diminuera pas. (Sonuçlar açıklanana kadar, kaygı azalmayacak.)

Note: “Jusqu’à tant que” aynı anlamda kullanılmaktadır. Ancak bu ifade biraz eski kullanıma sahiptir ve genellikle “jusqu’à ce que” kullanımı daha yaygındır.

 

4. Sans que: Bu bağlaçla birlikte subjonctif kullanılır. -meden, -maksızın

  • Elle est partie sans que personne ne la remarque. (Hiç kimse fark etmeden gitti.)
  • Il n’y a pas un jour sans que je pense à eux. (Onları düşünmeden bir günüm geçmiyor.)
  • Elle a pris la décision de déménager sans que ses amis ne soient au courant. ( Arkadaşlarının haberi olmadan taşınmaya karar verdi.)

Note: “Sans que” ile birlikte “ne explétif” kullanılır. “Ne” olumsuzluk eki “ne expletif” ile karıştırılmaması gerekir. Olumsuz bir anlamı yoktur ve bu nedenle cümlenin anlamını değiştirmez. Her zaman özneden hemen sonra bir yan cümleye yerleştirilir. Zorunlu değildir. Çoğunlukla resmi bir bağlamda, bir cümleyi daha zarif hale getirmek için kullanılır.

 

5. Alors que: İki durumu karşılaştırmak veya bir durumun beklenenin aksine geliştiğini ifade etmek için kullanılır. -iken, -ken, -sine karşın

  • Alors que j’étais en train de cuisiner, le téléphone a sonné. (Ben yemek yapıyorken, telefon çaldı.)
  • Marie était très optimiste pour le projet alors que Pierre était plutôt pessimiste. (Mai, proje konusunda oldukça iyimserken, arkadaşı ise oldukça karamsardı.)
  • Je pensais qu’il ferait beau aujourd’hui, alors qu‘il pleut. (Bugün güzel olacağını düşünüyordum, oysa yağmur yağıyor.)
  • L’ONU signale l’action stabilisatrice de la MINUSMA alors que le Mali demande son départ.1 (BM, MINUSMA’nın stabilizasyon çabalarını bildirirken, Mali ise bir ayrılma talebinde bulunuyor.)

 

6. Pendant que: Bu ifade, iki eşzamanlı olayı ifade etmek için kullanılır. -iken, -süresince

  • Il lit un livre pendant que sa femme regarde la télévision. (Eşi televizyon izlerken o kitap okur.)
  • Mon Coca a gelé pendant que je marchais : les pays nordiques confrontés à un froid extrême2

 

7. A mesure que: Bu ifade, bir durumun diğer bir durumla orantılı olarak değiştiğini veya geliştiğini ifade etmek için kullanılır. -gittikçe, -dıkça

  • A mesure que le temps passe, elle devient de plus en plus confiante. (Zaman geçtikçe kendine olan güveni artıyor.)
  • Les déplacements forcés s’aggravent au Soudan à mesure que les combats prennent de l’ampleur.3 (Sudan’da çatışmalar kızıştıkça zorla yerinden edilme durumu daha da kötüleşiyor.)

 

8. Tandis que: Cümleye eşzamanlılık ve aynı zamanda zıtlık anlamı katar.

Synonyme : pendant que, alors que

  • Il travaille dur, tandis que sa sœur se repose. (O çalışmaya devam ederken, kız kardeşi dinleniyor.)
  • Tom aime les sports, tandis que son frère préfère les jeux vidéo. (Tom spor severken erkek kardeşi video oyunlarını tercih ediyor.)
  • Le dollar plonge après des commentaires de la Fed, tandis que la livre poursuit sa progression.4 (Fed’den gelen yorumların ardından dolar düşerken, sterlin yükselmeye devam etti.)

 

9. Tant que: Bu ifade, bir durumun veya koşulun geçerli olduğu belirli bir süreyi veya koşulu ifade etmek için kullanılır. – e kadar, -sürece kadar

  • Je resterai ici tant que tu reviendras. (Sen geri dönene kadar burada kalacağım.)
  • Elle continuera à travailler tant que son projet ne sera pas terminé. (Projesi tamamlanana kadar çalışmaya devam edecek.)
  • Je ne m’arrêterai pas tant que je n’aurai pas remporté la victoire. (Zafere ulaşana kadar durmayacağım.)

Note: En tant que” ifadesi “olarak” anlamında kullanılır.

  • En tant que président, il doit prendre des décisions difficiles. (Başkan olarak, zor kararlar almak zorundadır.)

 

10. Sitôt que: Hemen sonra anlamına gelir.

Synonyme : Dès que, aussitôt que

  • Tu l’as appelé sitôt que tu l’as su ? (Öğrenir öğrenmez onu aradın mı?)
  • Il est parti sitôt qu’il a fini son travail. (İşi bitince hemen ayrıldı.)

 

 

 

KAYNAKÇA

  1. https://news.un.org/fr/story/2023/06/1136182
  2. https://www.lavoixdunord.fr/1415141/article/2024-01-03/mon-coca-gele-pendant-que-je-marchais-les-pays-nordiques-confrontes-un-froid
  3. https://www.unhcr.org/fr/actualites/points-de-presse/les-deplacements-forces-saggravent-au-soudan-mesure-que-les-combats
  4. https://www.lefigaro.fr/flash-eco/le-dollar-plonge-apres-des-commentaires-de-la-fed-tandis-que-la-livre-poursuit-sa-progression-20231201

 

Yazar hakkında

Mia administrator

Bir cevap yazın

error: İçerik Kopyalanamaz!